Ölü

Ben öldüm. 
Sereserpe yere uzanmış cansız, donuk, hareketsiz bedenim altındaki taşın soğukluğundan etkilenmiyor artık. İster pamuklara yatırsınlar, ister çivilerle dolu tahta sandıklara koysunlar beni; fark etmez. İster kaynar sularla yıkasınlar, ister buzdan kovalar döksünler üzerime. Artık benim canımı acıtamazlar. 
Ben öldüm. 
Kimsem yoktu. Ne can dostlarım, ne sevgilim, ne annem babam. Elbette bir sürü arkadaşım vardı, bugün benle gülen, yarın arkamdan söven. Sahip olduğum ya da olamadığım her şey için kulaklarımı gürültüyle çınlatan, işimi evimi sevgilimi elimden alan arkadaşlarım vardı. İftiranın bini bir para! Beni insan içine çıkamayacağım hale getiren arkadaşlarım vardı. Kına yaksınlar. Ya da yakmasınlar bile, gerek yok. Yokluğumu hissetmesinler yeter, varlığımın eğlencesi ellerinden kayıp gitti artık. Mezarımın başında yalandan ağlamasınlar; zaten mezar başında kim ölene ağlar ki? Kimi kendi derdine ağlar, kimi kendi sevdiğine, kimi oğluna ağlar, kimi babasının derdine. Herkes kendine ağlar da mezardakine ağlar gibi görünür. Bana onu da yapmasınlar, gelmesinler. Hatta mümkünse beni gömmesinler! Ben yeterince kaldım yerin dibinde. Artık beni denizlere bıraksınlar. Tertemiz bir kutuya koyup salsınlar okyanusa. Yanıma biraz çiçek koysunlar, yeter. En çok çiçeklerimi özlerim ben. Dalgalar savursun birazda gündüzün fırtınalarından sonra. Bir yerde de çeksin dibine, örtsün üstümü yeşillikleriyle. Saklasın bedenimi.
Ben öldüm. 
Ne geçim derdim kaldı artık ne de ay sonuna para hesabım. Lanet olsun biriktirdiğim tüm borçlara, kimim kimsem de yok zaten, kimseye yük de bırakmamış oldum geride. Şimdi pislik bakkal düşünsün, her ödeyemediğim kira zamanında farklı şekillerde ödemem için bana salyalarını akıtan ev sahibi düşünsün, bir akbillik param bile olmadığında utancımdan yüzlerine bakamadığım otobüs şoförleri düşünsün.  
Ben öldüm. 
Yarıda bıraktığım tüm kitaplarda aklım, gezemediğim tüm şehirlerde, sevemediğim adamlarda. Huzurla, sağlıkla, rahatlıkla 3 aydan fazla yaşadığımı hatırlamıyorum. Baş ağrılarım migrenden sandılar hayatım boyunca, derttendi. Aklım mutlu kalamadıklarımda. Mutlu olamadıklarımda. 
Ama öldüm işte, artık geriye dönüşü yok. Bitti. Yarına, öbür aya, öbür yaza… tüm ertelediklerim elimde kaldı. Bilemezdim hiç beklemediğim bir sabah ters yönden o otobüsün çıkıvereceğini önüme. Ya da ben onun önüne çıkıvermiştim belki bilmiyorum. Ocakta yemeğim vardı, yarın da komşunun kedisine bakacaktım aslında. Belki yaza para biriktirir giderdim Hindistan’a… Hiçbir şeyin önemi kalmadı. Ben öldüm. 
Ben öldüm ölmesine de, ben acaba bugün mü öldüm?

Yorumlar